ALLAH-U TEALA'NIN İSİMLERİ

 

 

ImageALLAH'IN İSİMLERİ VE SIFATLARI - I

 

 

 

1. ALLAH'IN İSİM VE SIFATLARI (GENEL):

 “Allah’ın isim ve sıfatları, zatının (kendisinin) aynı değildir ama gayrı da değildir.”

 Örneğin Güneş deyince ışığından ayrı düşünülemez ama ışık güneşin kendisi (zatı) değil, bir özelliği, bir sıfatıdır.

 Allah hiçbir şeye benzemez.(42/ŞÛRÂ/11; 112/İHLÂS/4.) Allah’ın zatını bilmek mümkün değildir. Biz ancak yapıp ettiklerinden, her varlıkta, yarattığı her şeyde tecelli eden (ortaya çıkan, görünen) Allah’ın özelliklerinden, sıfatlarından, Allah’ı tanıyabiliriz.  

 

2.ALLAH'IN İSİMLERİ:

 Rabbinin o yüce adını tespih et!” (87. sure (A'LÂ) 1. ayet) 

 En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin. O'nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir.” (7. sure (A'RAF) 180. ayet)  

 “Allah'tır O. İlah yok O'ndan başka. Esmaül Hüsna, en güzel isimler O'nundur.” (20. sure (TÂHÂ) 8. ayet) 

  “Artık, o yüce Rabbinin adını tespih et!” (56. sure (VÂKIA) 96. ayet) 

 “De ki: "İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler / Esmâül Hüsna O'nundur. Namazında sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut." (17. sure (İSRÂ) 110. ayet)  

 İkram ve kudret sahibi Rabbinin ismi öyle yüce ki... “ (55. sure (RAHMÂN) 78. ayet) 

 “Öyle Allah ki O, tanrı yok O'ndan başka. Gaybı da görünen âlemi de bilen O! Rahman O, Rahîm O. Öyle Allah ki O, ilah yok O'ndan gayrı! Melik, Kuddûs, Selâm, Mümin, Müheymin, Azîz, Cebbâr, Mütekebbir. Allah, onların ortak koşmalarından yücedir, arınmıştır. Allah'tır O! Haalik, Bâri', Musavvir'dir O! En güzel isimler / Esmâül Hüsna O'nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O'nu tespih eder. Azîz'dir O, Hakîm'dir.” (59. sure (HAŞR) 22-24. ayet)  

 3.ALLAH’IN İSİM SIFATLARI: 

 Ayetlerin doğru algılanıp değerlendirilebilmesi ve Allah’ın doğru tanınması için, ayet meallerinde Türkçeye tercüme edilmemiş olan aşağıdaki “ALLAH’IN İSİM SIFATLARI” nın tanım ve anlamlarının mutlaka bilinmesi gerekir.

 ESMAÜL HÜSNA LİSTESİ (YALNIZ TEK KELİMELİK  İSİM-SIFATLAR):

 ALLAH: Yaratan, yapıp-eden, ezelî, ebedî olan, varlığında başkasına muhtaç olmayan, eşsiz, ortaksız kudret

(HUVE: O=Allah anlamında)

 ADL: Adil olan, Adalet sahibi.

 AFÜVV: Affeden, hataları, günahları bağışlayan.

 AHAD: Zatında, varlığında tek olan.

 AHİR:  Sonu olmayan.

 AHKAM-ÜL HAKIMIN:Hüküm verenlerin hakimi 

 ALİM: Tüm bilgilerin kaynağı olan, her şeyi gereğince bilen. 

 ALÎM:  Her şeyi bilen, bilgi bakımından eşi ve benzeri olmayan. 

 ALİYY: Yüceliğin kaynağı ve sahibi. Ulu. 

 ASIM: Koruyan 

 AZÎM: Ululuğun kaynağı ve sahibi, çok yüce. 

 AZÎZ: Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi.   Çok güçlü, çok onurlu 

 BAİS: Peygamberler gönderen, öldükten sonra her şeyi hesap vermek üzere tekrar dirilten, kabirlerinden çıkaran. 

 BAKİ: Ebedi ve sonu olmayan. 

 BARİ': Var eden, var oluşu kotarıp yöneten. 

 BASÎR: Görme gücünün kaynağı, en iyi şekilde gören. Her şeyi gören. 

 BASİT: Açan genişleten, en zor şeyleri basitçe çözüveren. 

 BÂTIN: Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan. 

 BEDÎ': Var eden, yarattıklarını ahenk ve güzellikle donatan. 

 BERR: iyilik ve lütfu sonsuz olan. Eşsiz cömert. 

 CÂMÎ: Toplayan, bir araya getiren. Mahşer günü tüm insanları, hesap vermek üzere huzuruna toplayan. 

 CEBBAR: Yapılmasına karar verdiği şeyi, dilediğinde zorla yaptıran. 

 CELİL: Değerli. 

 CEMİL: Güzel. 

 DA'I: Çağıran 

 DAFIĞ: Belaları def eden, çevirici 

 DARR: Elem ve mazarrat verici şeyleri(de) yaratan.  

 ERHAMURRAHİMİN: Merhamet edenlerin en merhametlisi 

 EVVEL: İlk, Başlangıcına zaman belirlemek söz konusu olmayan. 

 FALIK:Yaran, yarıcı (karanlığı yarıp sabahı çıkaran, tohumu yaran) 

 FASIL: Gerçek olanla olmayan her şeyi ayıran. 

 FÂTIR (FÂLIK): Yaratan. Bir takım varlıkları yarıp parçalayarak yeni varlıklara ve oluşlara vücut veren.   

 FETTÂH: Açan. Fetih ve zafer lütfeden. Kolaylık sağlayan. 

 GAFFAR: Dilediğinden, günahları beklenmedik şekilde affeden. 

 GAFUR:  Sürekli bir biçimde günahları affeden. 

 GÂLİB: Her hal ve şartta galip gelen 

 GANÎ: Zengin. Zenginliği sınırsız olan. Yanında herkesin yoksul kaldığı kudret. 

 HALİK: Yaratan, var eden. 

 HABÎR: Her şeyden en iyi biçimde haberdar olan. 

 HÂDÎ: Hidayet veren. Doğruya, iyiye ve güzele kılavuzlamada en yüce kudret. 

 HAFİD: Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan. Şan ve Şeref sahibi iken rezil ve rüsva eden. Zengin iken yokluğa indiren, sağlıklı iken hastalığa düşüren. 

 HAFÎZ: Koruyup gözeten. Her şeyi kontrol ve gözetimi altında tutan. 

 HAKEM: Hükmeden, hakkı yerine getiren, hükmünü icra eden. 

 HAKÎM: Tüm hikmetlerin kaynağı. Her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan. 

 HAKK: Gerçeğin kaynağı ve belirleyicisi. Her yaptığı ve emri gerçeğe en uygun olan. Hakkın ve hukukun kaynağı ve belirleyicisi. 

HALİK: Yaratan, var eden. 

 HALÎM: Davranışlarında yumuşak ve şefkatli. Sertlik ve katılıktan uzak olan. 

 HALLÂK: Yaratışı sürekli olan. Yarattıklarında sürekli yeni boyutlar ve türler

oluşturan. Yaratışındaki yoğunluk ve çeşitliliği izlemek mümkün olmayan. 

 HAMÎD: Her türlü övgünün sahibi ve muhatabı olan. Dilediğini, dilediği şekilde öven. 

 HASÎB: En iyi ve en hassas biçimde hesap soran. Tüm yarattıklarını ince bir hesaba uygun olarak var eden. 

 HAYY: Sürekli diri. Hayatın kaynağı. Kendisi için ölüm söz konusu edilemeyen. 

 İRADE: Her şeyi kullarının hayrına dileyen. 

 İLAH: Tapılmaya layık tek kudret. Yüce, eşsiz. 

 KAADİR: Kudretin kaynağı ve sahibi. 

 KAAHİR: Yarattıkları üzerinde hüküm ve egemenlik Kur’an. Dilediğinde kahır ve baskıyla sindiren. 

 KABİD: Sıkan daraltan. Bütün varlık âlemini kudreti içine alan. Her şeyi isterse bir çırpıda bir araya getirip, onların hakkından gelen. 

 KABİL: Kabul eden, icabet eden, bağışlayan 

 KADİ: Hükmünü yerine getiren, işini bitiren 

 KADİM: Önceden yapan, önceden bildiren 

 KADÎR: Gücü her şeye ulaşan, her şeyde hissedilen. 

 KÂFÎ: Hem kendisine hem de yarattıklarına yeten. Kullarının her türlü istek ve ihtiyaçlarına, araya başkası girmeksizin cevap veren. 

 KAHİR: Galip gelen 

 KAHHÂR: Gerçeği örtüp, buyruklarına karşı çıkan inkarcıları kahrı altında ezen. 

 KAİM: Her şeyi koruyan. 

 KARÎB: Çok yakında olan. Kullarına şah damarlarından daha yakın olan. Yakarış ve çağrıları duymada hiçbir aracıya, âlete gerek bırakmayan. 

KASIM: Kısımlandıran, rızıkları, nimetleri adalet,hikmet ve rahmet içinde taksim edip herkese nasibini veren 

KAVÎ: Gücü bizzat kendinden olan. Gücünü kullanmada hiçbir buyruğa ve yönlendirmeye muhtaç olmayan. 

KAYYÛM: Kudretin kaynağı. Kudretiyle her şeyi kıvamında tutan. 

 KEBÎR: Tüm büyüklük ölçülerinin kavrayamayacağı şekilde büyük olan. 

 KERİM: Şefkatli merhametli ve cömert olan. 

 KIDEM: Ezeli ve başlangıcı olmayan 

 KUDDÛS: Tüm kutsallıkların kutsadığı, tüm varlığın tespih edip yücelttiği. Tüm noksanlıklardan arınmış, tüm yüceliklerle donanmış olan. 

 KUDRET: Her şeye gücü yeten. 

 LATÎF:   Gözle görülmeyen. Lütfu ve bağışı çok olan. 

 MAKİR: Tuzak Kur’an 

 MÂLİK: Sahip olan. 

 MALİK-İ  YEVMİD-DİN: Din gününün sahibi 

 MALİK-ÜL MÜLK: Mülkün ebedi sahibi 

 MANİ: İstemediği bir şeyin meydana gelmesine müsaade etmeyen. 

 MECÎD: Cömertlik ve ululuğun kaynağı, cömert ve ulu. 

 MELCA: Kendisine sığınılan 

 MELİK: Güç, saltanat ve yönetimin en yüce sahibi. 

 METÎN: Her hal ve tavır karşısında sebat ve dayanıklılığını koruyan. Güçlü, zorlu. 

 MEVLÂ: Koruyup gözeten, destek veren. Sevdiklerinin her hal ve şartta yanında bulunan 

 MUAHHİR/MUKADDİM: İstediğini geri koyan, arkaya bırakan. 

 MUAZZİB: Azaplandıran 

 MUCÎB: En iyi şekilde, en kısa zamanda cevap veren. Kullarının istek ve yakarışlarına aracısız cevap veren. 

 MUĞNİ: İstediğini zengin eden. 

 MUHÎT: Her şeyi çepeçevre kuşatan. 

MUBKİ  / MUDHiK: Ağlatan / güldüren 

 MUVEFFİ: Ahdini yerine getiren, tastamam veren, ödeyen 

 MUHSİ: Sonsuz zannettiğimiz her şeyin sayısını tek tek bilen. 

MUHSİN: İhsanı olan, veren 

 MUHYÎ: Yaratan, hayat veren. Ölüleri dirilten. 

 MUİD: Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan. 

 MUİZZ: İzzet veren ağırlayan. Şeref ve haysiyet kazandıran. İtibarını kaybedenlere bunu iade eden. 

 MUKADDİM: İstediğini ileri geçiren, öne alan. 

 MUKALLİB: Çeviren (kalpleri) 

 MUKÎT: Yarattıklarının gıda sistemlerini, beslenme tarzlarını belirleyen ve Her birinin gıdalanmasını yerli yerince düzenleyen. 

 MUKMİL: Kemale erdiren 

 MUKSİT: Bütün işlerini birbirine uygun ve yerli yerinde yapan. Kâinata ölçü koyan. Her şeyi bir ölçüyle yaratan. 

 MUKTEDİR: Gücünü, kendisi tarafından belirlenen ölçüler ve planlar dâhilinde görünür hale getiren. Gücünden, yarattıklarına belli oranlarda nasip veren. 

 MUNTAKİM: İntikam alan, suçluları müstahak oldukları cezaya çarpan. 

 MUSAVVİR: Şekil, renk ve desen veren. Görünüş kazandıran, görünüşü ahenkli kılan. 

 MUSEVVA: Şekillendiren, düzenleyen 

 MUTAHHİR:Temizleyen, şirkten, kötülükten, manevi kirlerden temizleyen 

 MÜBDİ: Varlıkları maddesiz ve örneksiz olarak ilk baştan yaratan. 

 MÜBEŞŞİR: Müjdeleyen 

 MÜBEYYİN: Açıklayan 

 MÜDEBBİR: İdare eden, yöneten, bütün yaratılmışları düzenle ve dengeyle idare eden ve birbirine yardımcı eden 

 MÜHEYMİN: Hükmü altında tutan. Yarattıklarının, kendisi tarafından belirlenen ölçülere uygunluğunu denetleyen. 

 MÜMİN:  İnanan, güvenen. İnsana birtakım emanetler bırakan. Güven ve iman sunan. Kendisine iman edenlerle yakın ilişkiler içinde olan. 

 MÜMİD: Canlı bir varlığın ölümünü yaratan. Öldüren. 

 MÜNİR: Her şeye ışığını veren. 

 MÜSTEÂN: Darda ve zorda kalanın başvurduğu, yardım dilediği kudret. Kendisinden yardım ve destek istenen.

 MÜTEÂL: Aşkın, yüce. Akıl ve bakış ölçülerinin ulaşamayacağı boyutlarda olan.

 MÜTEKEBBİR: Ululuk ve yüceliğin kaynağı olan. Kibre, böbürlenmeye sapanları hizaya getiren.

 MÜNTEKİM: Suçluları adaleti ile hak ettikleri cezaya çarptıran. Mazlum ve mağdurun eninde sonunda intikamını alan.

MÜYESSİR: Hayırda ve şerde kulunun yolunu kolaylaştıran, dinde kolaylık veren, hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyen 

 MÜZEKKİ: Her kusur ve ayıptan, manevi kirlerden kullarını temize çıkaran, temizleyen 

 MÜZEYYİN: Süsleyen 

MÜZİLL: Zillete düşüren, hor ve hakir eden. 

 NAFİ: Hayır ve menfaat verici şeyler yaratan 

 NASÎR: Yardım eden. Yardım etmede yer, zaman ve sınırı kendisi belirleyen. 

 NUR: Işık. Işığın, aydınlığın, yol gösterişin, erdirişin kaynağı ve yöneticisi olan. 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !